16 Eylül 2016 Cuma

Mim başlattım-Okula Dönüş!


Hazır okul telaşı hepimizde doruklara ulaşmışken bir mim de ben başlatayım dedim.Okulla ilgili paylaşımlar haberler derken aklımda hep okul anıları döndü dolaştı.Sizin de anılarınızı merak ettim.Keyifle cevaplarsınız umarım.

Hemen başlıyorum sorulara

1. Okul döneminiz boyunca yaşadığınız en komik/en utandığınız olay neydi?

Ben lise boyunca uzun boylu olmama rağmen hep en önde oturan derslerle , öğretmenlerle arası hep iyi olan bir öğrenciydim.Sınıf arkadaşlarımda severdi ama arada öğretmenlere ödevleri hatırlatan gıcık öğrenci tarafım tutardı ve bir anda oklar bana çevrilirdi.

Bir gün sabah okula geldik.Ders öncesi törenimizi yaptık,sınıflarımıza geldik.Sırama doğru herzamanki gibi yürüdüm geldim bir anda şok oldum.Öylece masamın üzerindekilere baka kaldım.

Sınıfımızın müzip öğrencileri bir tutam! otu sermiş sıramın üzerine :D 
Gülsem mi kızsam mı bilemedim temizledim oturdum sırama :) 



2.Öğretmenlerinizle ilgili aklınızda kalan komik anılarınız var mı?

Hepimizin okul hayatı boyunca ailemizden çok gördüğü kişiler öğretmenler ve sınıf arkadaşlarımızdı.O kadar çok zaman geçirdikten sonra her birinin yeri tabiki bizde apayrı oluyor.Unutamıyor insan.Ben şu anda bile bir öğretmenimle konuurken heyecanlanırım.ne diyeceğimi bilemem bir türlü.

Hepsine saygım ve sevgim hep sonsuzdu...

Anılardan bahsedecek olursak, liseye yeni başlamıştım.O zamanlar hazırlık sınıfı vardı.Sadece konuşma ve dinleme üzerine olan bir dersimiz vardı.Öğretmenimiz oldukça kilolu bir erkek öğretmendi.
Elinde içi boş olduğu belli olan bilgisayar çantası ile girdi.Çantasını masaya koydu.Konuşmaya başladı.Birden çantasından bir yüz havlusu çıkardı.yüzünü silmeye başladı.Pek alışık olmadığımız bir şey olduğu için o zaman çok şaşırmıştık.Özellikle de silme şekli çok komikti. Sanki cam siler gibi tüm yüzünü havluyla kurulaması hala gözümün önündedir.

3.Hala etkisini yaşadığınız ve hayatınızı yönlendirmenizde etkili olan bir öğretmen öğüdünüz var mı?

Sadece dersleri değil hayatı da onlardan öğrendiğimiz bir gerçek.Matematik öğretmenimiz bize her zaman korktuğunuz her neyse onun üstüne gidin.Siz korkmaya devam ettikçe dağ gibi büyüyen sorunların üstüne gittikçe küçüleceğini söylerdi.

4. En sevdiğiniz ders hangisiydi?

ortaokuldayken en sevdiğim ders türkçe dersiydi.Okuma parçalarını  okumayı, altındaki soruları cevaplamayı konu hakkında sınıfca tartışmayı çok severdim.Tenefüslerimi ve tüm boş zamanlarımı kütüphanede geçirirdim.

Liseye geçince artık ilgi alanım sayısala doğru kaydı.Özellikle fizik ve matematik derslerinde o kadar odaklanırdım ki sınıfta sadece öğretmen ve ben varmışız gibi hissederdim



5. Ve son olarak da favori kırtasiye ürününüzü sorayım.

Hepsi diyeceğim,kalemler silgiler kağıtlar bayılırım hepsine. Gerçekten okul hayatım bitmesine rağmen hala okula gider gibi sürekli kırtasiye alışverişi yaparım.Aralarında bir tanesini seçmem gerekirse de dosyalar diyebilirim.Herşeyi düzenleyip kaldırabileceğim renk renk desen desen dosyalarımı çok severdim. 

yazımı sıkılmadan buraya kadar okuyan herkesi mimliyorum.
Tabiki soruların hepsini yanıtlamak zorunda değilsiniz.umarım sıkılmaz ,zevkle yanıtlarsınız.Herkesin cevaplarını merakla bekliyorum.


9 Eylül 2016 Cuma

Upuzuun Bir Tatil!



Geçen bayram evde kalmış olanlar olarak bu bayram,tatilin tadını dibine kadar yaşamaya gidiyoruz.Pazar günü yola çıkıyoruz inşallah.istanbul izmit arası mekik dokumalar ziyaretler gezmeler başlıyor.

Neredeyse bir ay sürecek olan bayram tatilimiz için çok heyecanlıyım.Aile ziyaretlerimizden sonra da kısa bir kapadokya turumuz olacak.

Herkese şimdiden hayırlı bayramlar güzel mutlu tatiller diliyorum.

Hayırlı cumalar :) 

8 Eylül 2016 Perşembe

Çiçekli Kavanozlarıma Salça Yaptım


Boyumdan büyük işlere kalkıştım demiştim ya size,işte bütün bu işleri bitirmiş olmanın gururuyla yazıyorum şu anda :) 

Kışlık erzak hazırlamayı pek bir severim aslında.Dolaba fasulye,barbunya,çeşitli meyveler koyarım hep.Bazen abarttığım da doğrudur.Öyle doldurmuşum ki buzluğu portakal ve elmalarla yeni portakallar çıkmak üzere ama ben hala geçen senenin portakallarından meyve suyu yapıyorum.Bitecek gibi de değiller...


Meyveleri yıka, doğra at buzluğa sebzeleri de aynı şekilde.Bundan daha büyük çaplı bir işe daha önce girişmemiştim hiç.Geçen seneki domates konservesini saymazsak.İlk kez geçen sene domates konservesi yaptım.O da en basitiydi sanırım.Topu topu 5 kg domatesi sadece yıkayıp,kabuklarıyla robottan geçirmiş ve kaynatıp kavanozlara doldurmuştum.Sonra da her bir kavanozu açarken kasım kasım kasıldım ki sormayın :D

Bu sene işleri biraz daha büyüttüm.Tam tamına, 18 kg domatesin kabuklarını soyup doğradım.Bir kısmını konserve yaptım.Kabukların tamamını  ve doğranmış domateslerin bir kısmını da salça yaptım.

İlk defa yapmama rağmen çok da zorlanmadım.Tek zor kısmı kabukları soyup doğramaktı.
Benim gibi acemiler de yapmak ister diye en basit şekilde anlatmaya çalışıcam.

*  Doğranan domatesler büyük bir tencerede kaynatılır.

*  Turşu tuzu olarak da geçen kalın tuz atılır.  

* kaynayan domates blendırdan geçirilir.

*artık sos kıvamında olan domatesler ince süzgeçten geçirilerek,posası da ayrılır.
burada posa kısmını çok iyi sıkmak gerekiyor.tüm suyu süzülmeli.
 

*Son olarak da domates suyu genişce tepsilere koyularak güneşte koyulaşmaya bırakılır.
Bir kaç güne kadar salça hazır olmu olur.Gün içerisinde bir kaç kere karıştırarak kontrol etmeniz de gerekir.
Son bir not olarak da kullandığım domates yumurta domates denen bursa domatesiydi.Kabukları daha ince olduğu için bu domates tercih ediliyor sanırım

Salça serüvenim bu şekildeydi.Salçaların koyu kıvama geldiğini gördükçe ve domates kokusu tüm eve yayıldıkça daha da bir mutlu oldum bu işe giriştiğime.

Hele bir de salçamı böyle güzel çiçekli süslü püslü kavanozların içine doldurdukça bir kere daha iyi ki yaptım dedim.


 


2 Eylül 2016 Cuma

Hayırlı Cumalar !




Selamlar herkese,hayırlı cumalar.Bir hafta daha bitti.Tam telaşların olduğu bu ayları çok seviyorum.Okul telaşı,bayram telaşı,yaz aylarını bitirme telaşı.Günler dolu dolu geçiyor.

Bir de ben boyumdan büyük işlere kalkıştım ki sormayın.Üstesinden geldim gibi.ayrıntıları paylaşıcam sizlerle de :) önceden biraz meraklandırayım dedim.

Bu arada planımızda kısacık bir kapadokya turu vardı ancak tur şirketinin yaptığı son dakika değişikliğiyle ertelemek zorunda kaldık.Yoksa bu pazartesi kapadokya manzaralı,balon fotoğraflarıyla dolu bir post hazırlayacaktım ama kısmet değilmiş.

Bende durumlar şimdilik böyle herkese hayırlı cumalar mis gibi bir hafta diliyorum.

31 Ağustos 2016 Çarşamba

Bu Güzel Bebeğin Bir Duyurusu Varmış!


Herkese merhabalar.Blogumu ilk açtığım zamanlar kendime uğraşı ararken bu el örgüsü oyuncaklarla tanıştım ve ördükçe bağımlısı oldum.
Bir de paylaşmayı seven biri olduğum için de etrafimdakiler de bundan nasibini aldılar.komşularıma,arkadaşlarıma kısacası "ayy bunlar ne tatlı" diyen herekese, hatta tığ tutmayı bilmeyen arkadaşıma bile öğretmeyi başardım:)

Ayıcığı,tavşancığı,kaplumbağası , bebekleri derken kocaman bir kutu örgü oyuncaklarla doldu taştı.

Instagram hesabım minikareyi biliyorsunuz.blogumdaki paylaşımlara yer veriyorum.
Bir de bu özel oyuncakları paylaştığım renklilmek hesabım var.Bir de kardeşime de bu örgü merakını bulastirdigim için onun hesabı mavililmek var.

İşte şu anda bu fotoğraftaki güzel bebeği takipçilerimizden birisine hediye etmek istedik.Tüm şartlar çekiliş fotoğrafının altında yazıyor.

Katılmak isteyenleri bekliyorum mutlaka :)